Kaosun Felsefesi: The Dark Knight

The Dark Knight Neden Efsane?

Film, tarihin en iyi açılış sahnelerinden biriyle Joker karakterini izleyiciye yani bize tanıtır. Joker özünde bir reaksiyondur, bir teröristtir. Nereden geldiğinin, nasıl ortaya çıktığının bir önemi yoktur. Vardır ve var olacaktır. Tıpkı bir gün uçakların ikiz kulelere çarpabileceği gibi, bir maçtan sonra canlı bombanın patlayabileceği gibi. Bunun nasıl olduğunun bir önemi yoktur. Önemli olan terörizmin var olduğudur ve her an yaşanabilir. Joker, Batman’in kurduğu sistemin cevabıdır. Joker, anarşizmdir.

Batman, Savcı Harvey Dent ve Polis Müdürü Gordon suçluların canını okuyordur. Bu üçlü yasama, yürütme ve yargıyı yani devleti temsil etmektedir. Batman’e de sınırsız yetki verilmiştir. Batman artık 4. kol olmuştur. Bu yeni sistem, en açık şekilde filmin başlarında bulunan akşam yemeği sırasında Harvey Dent ve Bruce Wayne arasında geçen konuşmayla seyirciye aktarılıyor. Bu konuşmada Batman’i kim atadı sorusuna Harvey cevap verir.

-Batman’i Kim Atadı?

“Biz atadık, şehrimizi o pisliklerin ele geçirmesine izin veren herkes.” itiraz edilir. “Ancak burası bir demokrasi.” derler. Harvey’nin cevabı nettir. “Demokrasi tehlikeye girince Romalılar, demokrasiyi askıya alır ve bir kişiye imparatorluğu koruması için yetki verirdi.” Harvey için Batman tam da bu kişidir, şehri koruması için görevlendirilen o kişidir Batman. Harvey son bir cümleyle sözünü bitirir. “Ya kahraman olarak ölürsün ya da kötü birine dönüştüğünü görecek kadar uzun yaşarsın.”

Suç dünyası bu yeni sisteme hemen karşılık verir. Terörle yani Joker ile reaksiyon gösterirler.

Joker’in tek derdi, bu sistemin bir saçmalık olduğunu ispatlamaktır. Batman ve Ra’s al Ghul’un aksine Joker’in hiçbir sistemi yoktur. Joker’in sistemi, sistemsizlik yani kaostur. Ancak sistemi kırmak yetmez, Joker halkı da istiyordur. Bu noktada psikolojik savaş başlar.

Alfred, Bruce’u uyarır. Geçmişte peşine düştüğü bir hırsızdan bahseder. “Bazı insanlar para gibi mantıklı şeylerin peşinde değildir. Satın almak, korkutmak, pazarlık yapmak ya da anlaşmak mümkün değildir. Yalnızca Dünya’nın yandığını seyretmek isterler.”

Bruce başta bu uyarıyı anlayamaz. Bu filmde tartışmaya açık çok şey var aslında. Bunlardan en önemlisi de Joker’in “Yaralarım nasıl oldu, biliyor musun?” sorusu.

-Yaralarım Nasıl Oldu, Biliyor Musun?

Joker, bu soruyu sorduğu herkese farklı bir hikaye anlatır. Joker, yaralarının hikayesini karşısındaki kişiye göre anlatıyor. Bu sanıldığından çok daha korkunç bir şekilde karşısındaki kişiyi etkiliyor.

Örneğin hikayesini önce siyahi mafya babası olan Gambol’a anlatıyor.

Gambol’a anlattığı hikayede “Babam içkiciydi. Bir gün annemi kesti ve benim yüzüme de güzel bir gülücük kondurdu.” diyordu.

Gambol’un çocukluğu nasıldı bilmesek de Joker’le ilk karşılaşmalarında tartışıyorlar. Joker, Gambol’a “Eğer işler böyle devam ederse Gambol’umuz babaannesine verecek bir tane bile penny bulamayacak” diyerek alay ediyor ve Gambol deliye dönüyor.

Tabii ki Joker bir yolunu bularak Gambol’un geçmişini öğrenmiş. Eğer Gambol’un annesi öldürülmüş ve babası da hapse düşmüşse Gambol’un babaannesinin yanında büyümüş olması büyük bir olasılık. Ama özellikle Rachel’la arasında geçen diyalogda bu çok daha açık bir şekilde gözüküyor.

Joker anlatmaya başlar. “Benim bir eşim vardı, aynı senin gibi kumar oynar ve tehlikeli adamlarla iş yapardı. Onu mutlu etmek için kendimi bu hale soktum ama ne oldu biliyor musun? Benim bu halime dayanamadı ve beni terk etti.”

Bruce Wayne de aynı bu hikayedeki gibi Rachel’ı memnun etmek için Batman’e dönüşüyor çünkü Rachel, Bruce’a değişmesi gerektiğini söylüyor. Kendisi de suçluları yakalamak için büyük planlar yapıyor, yani aslında büyük kumar oynuyor; fakat Bruce, Batman olunca ona tahammül edemiyor ve terk ediyor. Tıpkı Joker’in hikayesindeki gibi.

Bu da aslında şu anlama geliyor: Joker en baştan beri Batman’in kim olduğunu biliyor. Bu da kendini bilerek Gordon’a yakalatmasını açıklıyor. Joker, Batman’e “maskeni çıkar da kim olduğunu göster” derken gerçek yüzünden değil kişiliğinden bahsediyor. Bu yüzden Joker, Batman’e sürekli olarak farklı olmadıklarını ima ediyor ve “benden farklı değilsin” diyor. Bunu aklınızda tutun.

-Bana Batman’i Verin

Joker, Batman kostümü giymiş olan birine işkence ettiği bir videoyu haber kanallarına gönderir.

Videoda Batman kimliğini açıklamadığı sürece her gün bir cinayet işleyeceğini açıklar. Videonun ardından Gotham tekrardan kaosa sürüklenir. Joker artık direkt olarak Batman’i hedef göstermektedir.

Bruce Wayne’in anlayamadığı şey ise Joker’in “Sen olmazsan ben var olamam” ya da “Beni tamamlayan sensin” sözlerinde gizli. Batman aksiyondur, Joker ise reaksiyon. Şayet Batman kanunları çiğnemeseydi, mafya bir teröriste sığınmayacaktı ve Joker hiç var olmayacaktı.

Savcı Harvey Dent’in ve Komiser Gordon’ın yüzlerce kişiyi hapse attırdığı, mafya babalarının davasına bakan yargıç öldürülür. Ardından Joker ve çetesi, Bruce Wayne’in düzenlediği partiyi basar.

Baskın olacağından erkenden haberdar olan Bruce Wayne, Harvey’i korumaya alır. Joker her yaptığıyla halkı daha da terörize eder, korku salar ve devleti harekete geçmeye, etik değerleri çiğnemeye zorlar. Provoke eder. Batman’e de söylediği gibi, istediği şey kuralların çiğnenmesidir.

Joker, insanları bu sistemin sahte olduğuna ikna etmeye çalışıyor ancak Batman’in sandığının aksine hedef kendisi değildir. Batman’in varlığı zaten tartışmalıdır. Joker tartışılmazı yani adaleti ve hukuk sistemini yıkmak istemektedir. Teraziyi tutan eli kesersen ne adalet kalır ne de başka bir şey. İşte Joker’in hedefi de tam olarak budur. Halka adaletin gerçekte var olmadığını göstermek istemektedir.

Joker daha da ileri gider ve belediye başkanını öldüreceğini duyurur. Tüm uyarılara ve açık tehdide rağmen belediye başkanı saklanmıyor ancak halk korkuyordur. Beklenen olur ve Joker, başkana ateş açar.

Ancak Gordon araya girer ve kendini feda eder. Yani emniyet kendini siyasiler için feda eder. Bu Gotham halkını şok eder. Joker, halka uyguladığı baskıyı arttırmaya devam ettikçe halk da buna tepki olarak Batman’in kellesini ister. 4. kolun ne kadar demokratik olabileceği soru işaretidir.

Savcı Harvey Dent, Batman’in kendisi olduğunu iddia eder.

Yani hukuk, 4. kola sahip çıkar hatta yaptıklarını üstlenir. Hedef Joker’i tuzağa düşürmektir. Joker, Dent’i öldürmek ya da yakalamak için harekete geçer. Batman ve Joker yüzleşir. Joker, Batman’in kendisini ezmesi için fırsat verir.

Eğer Batman, Joker’i öldürürse kuralı çiğnemiş olacak ve Joker haklı çıkacaktır çünkü Batman’in sandığının aksine Joker onu yemliyordur. Harvey Dent’in Batman olmadığını zaten biliyordur. Joker’in amacı Batman’i kendisini öldürebilecek seviyeye getirmektir. Joker, Batman’in maskesini çıkaracağı sırada Gordon yetişir ve Joker’i yakalar.

Gordon ölmemiştir ancak Joker’in başından beri planı budur. Gordon’u haksız çıkarmak ve yalan söyleterek bunu başarır. Devlet yalan söylemiştir. Joker de zaten bunun yaşanması için yapacağı suikasti önceden haber vermiştir. 3 koldan ikisi Joker’in planlarına uygun şekilde sınırları aşmış ve yoldan çıkmıştır.

Joker yakalanınca Batman onu sorguya çeker.

-Joker’in Hedefi Kim?

Burada net bir şekilde hedefinin o olmadığını söyler hatta “Sen benim gibisin, beni tamamlıyorsun” der ancak kanunların saçmalık olduğunu ve kuralsız yaşanması gerektiğini vurgular. Bunun için Joker, Harvey Dent’i ve Rachel’ı kaçırarak bombalara bağlar. Batman kısa bir sinir krizi geçirir ancak bu Joker’in umurunda olmaz.

Ardından Batman’e iki seçenek sunar. Ya Savcı Harvey Dent’i yani adaleti kurtaracak, Gotham kurtulacaktır ya da aşık olduğu kadını Rachel’ı kurtaracaktır.

Eğer Batman sistemin tarafındaysa seçimi Harvey Dent’i kurtarmak olmalıdır. Joker bunu beklediği için yerlerini ters söyler. Batman sistemi değil, kendi kişisel çıkarlarını öncelediği için Rachel’ı kurtarmaya gider ancak Joker yerleri ters söylediği için orada Harvey Dent’i bulur. İstemeden de olsa Rachel’ı öldürmüş olur. Oysa doğru olanı yapıp Harvey’i kurtarmaya gitseydi, Rachel’ı bulacak ve sevdiği kadının hayatını kurtarmış olacaktı.

Yani eğer doğru olanı yapsaydı Joker onu ödüllendirerek Rachel’ı kurtarmasını sağlayacaktı. Joker bu hamleyle beraber Batman’i psikolojik olarak yıkmayı başarır.

-İkiyüzlü Adalet

Patlama sırasında Harvey Dent’in yüzünün yarısı yanar. Gotham’ın “Ak Şövalyesi” Harvey Dent, yaşadığı travmalar sonucu delirir ve İki Yüz’e (Two-Face) dönüşür. Yeni dönüştüğü kişilik olan Two-Face aslında hukukun ikiyüzlülüğü için bir alegoridir.

Joker bu sefer Batman’in kimliğini açıklamak isteyen birini hedef gösterir. Eğer bir saat içerisinde bu kişi susturulmazsa şehirdeki rastgele bir hastaneyi patlatacağını duyurur. Joker önce Batman’i hedef alarak halkı Batman’e karşı kışkırtmıştır. Şimdi de halkı birbirine düşürür.

Bu esnada olayın şokunu yaşayan Bruce, Alfred’e daha önce bahsettiği hırsızı nasıl yakaladığını sorar. Alfred net bir cevap verir “Tüm ormanı yakarak.” Bu scorched earth policy’ye (yakıp yıkma taktiği) bir göndermedir. Yakıp yıkma taktiği, işgal eden düşman ordusuna karşı geri çekilen ordu tarafından kullanılan ve düşmana faydalı olabilecek her şeyin tahrip edilip kullanılamaz hale getirilmesine dayanan askerî taktiktir. Bu terörizm ile mücadelede sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

Joker bu esnada hastanede bulunan Harvey Dent’i ziyaret eder.

Dent ile yaptığı konuşmada onu manipüle eder. Batman ve Gordon ile yapmış olduğu planların bu yaşananlara sebep olduğunu anlatır. Kendisinin aslında böyle bir niyetinin olmadığını söyler. Kaosun adil olduğunu ispatlamak için kendi kellesini sunar. Dent’in eline bir silah verir. Dent, yazı-tura atar. Kaos adildir. Joker şanslıdır ve yaşam çıkar. Bu şekilde anarşist olan Joker, hukuku ve adaleti bozar. Joker, devletin tüm ayarlarıyla oynamıştır. Geriye yalnızca halk kalmıştır. Batman ise etik değerleri askıya alır. Gotham’daki tüm telefonları dinleyen bir sistem kurar.

-Özgürlük mü? Güvenlik mi?

İlk filmden bu yana sürdürülen etik sorusu ve oyun teorisi devam etmektedir. Bu US Patriot Act yasasına bir göndermedir. 11 Eylül sonrası insan haklarını ve özgürlüklerini kısıtlayan Bush hükümetinin kendi yetkilerini güçlendirmek için çıkardıkları yasa olan Patriot Act: ABD hükümetinin bireylerin hak ve özgürlüklerini askıya almasını, internet servis sağlayıcıları ve telekomünikasyon şirketleri aracılığıyla; insanların banka hareketlerinden, telefon konuşmalarına, attıkları her adımın takip edilmesini, gözlemlenmesini ve izlenmesini yasal hale getirmektedir. Bu yasa terörle mücadele için gerekli görülmüştür. Amerikan halkı ise yaşadıkları korku sonucu sesini çıkarmamış ve bunu onaylamıştır.

-Kaosun Yükselişi

Filmin sonuna yaklaştıkça oyun teorisi bazında Joker’in eylemleri artar. Joker, iki gemiye bomba yerleştirdiğini açıklar. Bu iki gemide de karşı gemiyi patlatabilecek kumandalar vardır. Karşı tarafı önce patlatan kurtulacaktır. Bir gemide masum Gotham halkı diğer gemide ise suçlular ve mahkumlar vardır. Oyun teorisinden hakim olduğumuz tutsak ikileminin üzerinde oynanmış hali.

Bu sırada Joker’in bulunduğu binaya saldırı yapmak isteyen Gordon, Joker’in esirlerini ve adamlarını görür. Ancak esir olarak gözüken kişiler Joker’in adamları, adamları gibi gözüken kişiler ise esirlerdir. Yine klasik oyun teorisi. Joker’in amacı, polise masumları öldürtmektir. Batman’in insan haklarını çiğneyerek telefonları dinletmesi işe yarar ve Joker’in yerini bulur. Kısa bir dövüş sonrası film odak noktasına varır.

Bir tarafta masum halk diğer tarafta ise suçlular. Sivillerden birinin söylediği gibi: “Bir grup suçlu ölmeyi hak ediyor, bizler ise masumuz.” Bu noktada iki taraftan biri diğerini öldürdüğünde Joker haklı çıkacaktır. Modern insanın etik anlayışı içgüdüsel dürtülerine yenik düşecektir.

Şimdiye kadar polis, suçlu, yargı, mafya ve devlet çatışması izledik. Artık söz hakkı halka gelmiştir. Batman de bir şey yapmayarak olacakları izliyordur çünkü onun açısından da halkın ne yapacağı önemlidir. Ancak Joker’in beklediği olmaz, Nash dengesi yaşanır. İki taraf da bombayı patlatmaz. Özellikle iri kıyım siyahi bir suçlu;

“Müdürlerine zorla elimden aldı dersin, kimse seni suçlamaz.” demesiyle müdürden tetik mekanizmasını alır ve seyirci olarak düğmeye basmasını, karşı gemiyi patlatmasını bekleriz.

En beklenmeyen adam en büyük fedakarlığı yapıp tetik mekanizmasını denize atar. Müdür patlatılmasına göz yumarken, acımasız gözüken suçlu bunu yapmaz. Nolan’ın burada vermek istediği mesaj açık. Fedakarlık yapılmadan kriz durumları aşılamaz. Joker, tüm film boyunca ilk defa insanların elinden seçim haklarını alır ve onların kararlarına rağmen vapurları patlatacağını söyler.

Bu noktada Batman’e sorar “Nasıl oldu bu yaralar biliyor musun?” Batman ise “Hayır ama bunların nasıl olduğunu biliyorum” diyerek Joker’i binadan aşağı atar. Anarşistin söyleyecekleri artık Batman’in umurunda değildir. Tek amacı onu durdurmaktır. Joker, Batman’in ondan farksız olduğunu ispatladığını sandığı için binadan düşerken kahkaha atmaya başlar.

Joker kazandığını düşünüyordur ancak Batman onu yakalayıp geri yukarı çekince “Sen ve ben bunu sonsuza kadar yapmakla yükümlüyüz. Hareket ettirilemeyen bir nesne, durdurulamayan bir obje ile karşılaşırsa bu olur.” der. Batman’in kötü tarafa geçmeyeceğini bilen Joker bu yüzden en baştan beri planlarını Batman üzerine değil Harvey Dent üzerine yapmıştır.

-Kaosun Edebi Çözümü

Peki bu kaosun içinden bir düzen nasıl çıkacak? İşte tam bu noktada senaristler, tarihin tozlu raflarından edebi bir çözüm buldular. Christopher Nolan’ın kardeşi ve senarist ortağı Jonathan Nolan, The Dark Knight (Kara Şövalye) senaryosunu yazarken Borges’in spesifik bir hikayesinden doğrudan esinlenmiştir. Bu hikayenin adı Hain ve Kahraman Teması (Tema del traidor y del héroe)

Bu hikayeye göre: İrlandalı milli bir kahraman ve milliyetçi bir grup İrlandalıya liderlik eden Fergus Kilpatrick’in öldürülüşünün 100. yılında kendisinin soyundan gelen Ryan, dedesi hakkında bir biyografi yazmak ister. Kilpatrick bir tiyatroda kimliği bilinmeyen kişiler tarafından öldürülmüştür. Üzerinde ise bir falcı tarafından yazılan kendisinin öldürüleceğini öngören bir mektup vardır. Olayı araştıran Ryan, Shakespeare oyunları ile bir paralellik olduğunu fark eder. Bunun üzerine Kilpatrick grubunun başında bulunan Nolan adlı kişinin ki evet gerçekten tesadüf öyle ki bu karakterin adı James Nolan. Nolan’ın Shakespeare parçalarını Galceye tercüme eden kişi olduğunu öğrenir.

Bütün araştırmalarının sonunda Ryan gerçeği öğrenir. İrlandalı milliyetçiler, İngilizlere satıldıklarını öğrenmişlerdir. Ardından önderleri Kilpatrick, hain olduğunu itiraf etmiştir. İnfaz edilmesine karar verildikten sonra James Nolan bu anın tarihe geçmesini ister. Bunun için Nolan hızlıca Shakespeare imzalı sahte eserler hazırlar. Bu sayede infaz edilen bir hainden, ulusal bir kahraman yaratmış olur. Bunu öğrenen Ryan efsaneye zarar vermemek için susmaya karar verir. İşte The Dark Knight filminin senaryosunu yazarken bu kısa hikayeden etkilenmiştir Nolan kardeşler.

Batman “bu şehir kendini sana ispatladı” dediğinde Joker “evet ama henüz asımı oynamadım” şeklinde karşılık verir. Batman asla bu savaşı kazanamazdı. Başından beri sadece illegal varlığı bile kaybetmeye mahkum olmasının sebebiydi çünkü savunduğu şey ile olduğu şey birbirlerine uymuyordu. Joker’in hedefi asla Batman değildi çünkü onların çarpışmasının bir sonucu olmazdı. Joker’in hedefi beyaz atlı prens Savcı Harvey Dent’ti. Yani hukuku, yargıyı hedef alıyordu. Joker’in yani teröristin amacı en baştan beri devleti belirli bir noktaya getirmekti. Bu sayede halkın devlete olan güvenini kırıp anarşizmin önünü açacaktı.

Finalde delirmiş olan Savcı Harvey Dent, emniyet müdürü Gordon’ın ailesini rehin alır. Harvey, Gordon’a kızar “Sana polisler arasındaki rüşvetçiler ve yolsuzluğa bulaşanlar hakkında gerekeni yap demiştim” der. Ancak Gordon bunun yerine Batman yani 4. kolla çalışmayı seçmiştir. Dent, kendisini bulan Batman’e artık adalete inanmadığını, kaosu adil bulduğunu söyler. Dent; Gordon’ın oğlunu öldürecekken Batman, Dent’in üzerine atlar. Dent binadan düşer ve ölür. Batman de kendisini yüksekten aşağı bırakır ve yaralanır.

Joker kazanmıştır. Gordon yani polis yalan söylemiş, Dent yani yargı ikiyüzlü bir canavara dönüşmüş ve masumları hedef almıştır. Son olarak Batman ise kuralını çiğnemiş ve Harvey Dent’i, Gotham’ın beyaz atlı prensini öldürmüştür.

-Asil Bir Yalan

Evet, Joker haklı çıkmıştır ancak gerçekten kazanması için bunu halkın görmesi lazımdır. Bu noktada Nolan’ın seçtiği sona geliyoruz. Batman’in kahramanlığı suçu üzerine alması, ihtiyaç duyulduğu zaman kötü adam olabilmesidir. Yani 4. kol, hukukun ve diğerlerinin suçunu üzerine alır. Batman, terörizmin getirdiği yozlaşmanın üstünü bir yalan ile örtmüştür.

Ancak filmin sonunda söylenen yalan fazla uzun ömürlü olmaz. 3. film olan The Dark Knight Rises bu filmin doğal devamıdır. İlk film olan Batman Begins filminde ortadan kaldırılan League of Shadows bu sefer farklı bir lider ve ideoloji ile Gotham’a geri döner. Bane tüm örgütlenmesi ile bir komünist hareketidir. Amacı, devletin terörizme karşı yaptığı yanlışları ortaya çıkararak halkı kandırmaktır. Komünizm eleştirisidir bu film.

-Politik Bir Alegori: The Dark Knight

Şimdi düşünün. Suçları bitirmek için suça başvurulur. Ardından anarşizm gelir. Peşinden terörizm. Terörizme karşı aşırı şiddet uygulanır ve sistem çöker. Bütün bunları toparlamak için birileri gelir ve kötü adam olur. Günü kurtarırlar ancak kötü adam olurlar. The Dark Knight filmini efsane yapan da budur. Bir filmden çok daha fazlasıdır.

Hangimiz 1950’lerde yapılan hataları gördük, hangimiz 1970’lerdeki ortamı görüp analiz ettik? Bunun yerine kendi kötülerimizi yarattık. Onlar olmasa daha ciddi sorunlarla yüzleşmek zorunda kalacaktık. Mesela demokrasiye hazır olmamız gerektiği gibi. The Dark Knight’ın etkisi bu kadar büyüktür. Öyle ki eski ABD başkanı Barack Obama bile IŞID ile mücadele toplantılarında bu filmden örnekler vermekte, Joker’i terörizme örnek olarak kullanmaktadır.

Kaynaklar:

[Yakıp Yıkma Taktiği (scorched-earth policy)]: britannica.com

[Tutsak İkilemi (Prisoner’s Dilemma)]: plato.stanford.edu

[Game Theory in The Dark Knight]: blogs.cornell.edu

Comments

Bir yanıt yazın